Peri bacaları ilk bakışta insan yapımı gibi durur: aynı boyda sütunlar, tepelerinde birer şapka. Oysa arkalarında volkanlar, rüzgar ve su var. Bu yazıda yerin altından yukarı doğru gidiyoruz: önce külün nasıl taşa dönüştüğünü, sonra o taşın nasıl heykel olduğunu anlatıyoruz.
Kısaca: üç malzeme, bir süreç
Peri bacasının kısa hikayesi şu: Yoğun volkanik faaliyet bölgeyi kalın bir kül ve lav örtüsüyle kapladı. Bu örtünün altı yumuşak (tüf), üstü sert (bazalt, andezit ya da sert ignimbrit gibi kayaçlar) bir yapıya sahipti. Su ve rüzgar zamanla yumuşak kısmı yontup götürdü, sert kısım koruyucu bir şapka gibi yerinde kaldı. Geriye şapkalı sütunlar kaldı.
Volkanlar ve külden taşa
Kapadokya'nın bugünkü zemini, birkaç yanardağın uzun süre ve defalarca patlamasıyla oluştu. Bölgenin en bilinen volkanları Erciyes Dağı, Hasandağı ve Güllüdağ'dır. Püsküren kül ve kayaç parçaları yüzlerce metre kalınlığa ulaşan bir yığın oluşturdu. Bilim insanları bu süreci genellikle geç Miyosen ile Pliyosen dönemlerine, yani yaklaşık on milyon yıl önceden birkaç milyon yıl öncesine yayılan bir zaman aralığına yerleştirir. Kesin tarihler çalışmaya ve bölgeye göre değişir.
Kül zamanla sıkışıp çimentolaşarak tüf denen yumuşak, gözenekli bir kayaca dönüştü. Daha sıcak ve yoğun akıntılar ise ignimbrit katmanları bıraktı. Aralarda ise ince lav akıntıları ya da sert katmanlar yer aldı.
Tüf ve bazalt: aradaki fark ne?
| Tüf | Bazalt / sert katman | |
|---|---|---|
| Nasıl oluşur? | Volkanik külün ve küçük parçaların birikip sıkışmasıyla | Lavın soğuyarak sertleşmesiyle (ya da sert ignimbrit katmanıyla) |
| Sertlik | Yumuşak, gözenekli, kolay oyulur | Sert, yoğun, aşınmaya dirençli |
| Peri bacasındaki rolü | Gövdeyi oluşturur | Şapkayı oluşturur; gövdeyi yağmurdan korur |
Tüf kolay oyulabildiği için insanlar da bu kayayı yüzyıllardır evlere, kiliselere ve depolara dönüştürdü. Nem ve havayla temas ettiğinde yüzeyinin sertleştiği de sık anlatılır; yine de kaya içerden gevrek kaldığı için yapıların düzenli bakıma ihtiyacı vardır.
Aşınma: heykeltıraş kim?
Katmanlar yerinde durduğu sürece bir şey olmaz. Bölgenin yükselmesi, akarsuların (Kızılırmak ve kolları dahil) vadi açması, yağmur, don-çözülme ve rüzgar işe girince plato yavaş yavaş parçalanmaya başlar. Yumuşak tüf hızla aşınır, sert tabaka ise çok daha yavaş. Üstte dayanıklı bir kapak olan yerlerde altındaki tüf korunur, çevresi ise çökerek alçalır. Böylece şapkalı sütun yükselmiş gibi görünür.
Buna jeolojide farklı aşınma (diferansiyel erozyon) denir. Aynı süreç dünyanın başka yerlerinde de görülür, ama Kapadokya'da katmanların dizilişi ve ölçekler bu kadar uygun olduğu için sonuç bu denli görkemli.
Her peri bacası aynı değil
- Şapkalı olanlar: Üstünde belirgin bir sert taş kapak bulunan klasik modeller. Zelve, Paşabağ ve Avanos çevresinde sık görülür.
- Çok başlı olanlar: Bir gövdeden birden çok sütun ya da kapak çıkar. Paşabağ'daki örnekler bunun en tanınmış hali.
- Konik ve dalgalı yüzeyli olanlar: Kapağı olmayan, daha çok yağmurla aşınmış konik tepeler..
- Kapağı düşenler: Şapkası düşen sütun korumasız kalır ve hızla aşınır. Bu yüzden bölgedeki oluşumlar sürekli değişir; yeni oluşanlar da var, yok olanlar da.
İnsan eli: kayaya oyulan hayat
Kapadokya'nın ikinci hikayesi, insanın bu kayayı kullanmayı öğrenmesidir. Tüf kolay oyulduğu için peri bacalarının ve çevre kayalıkların içine odalar, depolar, kiliseler, manastırlar, güvercinlikler ve yer altı şehirleri açıldı. Bu odalar yazın serin, kışın nispeten ılık kalır; bölge yüzyıllarca bu yüzden yaşanabilir olmuştur.
Bölge, Göreme Millî Parkı ve Kapadokya Kayalık Sitleri adıyla 1985'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Yani burada korunan şey yalnızca bir doğa olayı değil; doğa ile insanın birlikte yarattığı bir manzara.
Başka yerlerde de var mı?
Benzer tüf oluşumları Türkiye'nin başka yerlerinde de görülür. Örneğin Manisa'nın Kula ilçesindeki Kula Peribacaları volkanik kökenlidir. Ama Kapadokya'daki gibi geniş alana yayılmış, çeşitli ve içinde insan yerleşimi bulunan bir bütün olarak başka bir örnek bulmak zor.
Kısa bir zaman çizelgesi
| Aşama | Ne oluyor? | Yaklaşık zaman |
|---|---|---|
| 1. Volkanik faaliyet | Erciyes, Hasandağı ve çevre volkanlar kül, tüf ve lav püskürtür; kalın bir örtü oluşur. | Geç Miyosen - Pliyosen (kabaca on milyon yıldan birkaç milyon yıla) |
| 2. Katmanların sertleşmesi | Kül birikimleri sıkışır, çimentolanır, bazı katmanlar sertleşir. | Volkanizmayla eş zamanlı ve sonrasında |
| 3. Aşınma | Su, rüzgar ve don vadileri açar; yumuşak tüf aşınır, sert katmanlar kalır. | Süregelen bir süreç |
| 4. İnsan kullanımı | Kaya oyularak barınak, kilise ve depolar yapılır. | Binlerce yıla yayılır |
Bu tabloda tarihler kabaca verilmiştir; jeologlar bölgenin farklı kesimleri için farklı yaşlar bulabilir.
Adı nereden geliyor?
'Peri bacası' adı, bu oluşumların insan elinden çıkmış gibi durmasına, halk arasında peri efsanelerinin anlatılmasına dayanır. Bilimsel dilde ise hoodoo ya da earth pillar gibi adlarla anılan bu tür oluşumlar, dünyanın birçok kurak ve yarı kurak bölgesinde görülür. Kapadokya'ya özgü olan ise bu kadar yoğun ve bu kadar çeşitli olmaları.
Fotoğraf için ipuçları
- Gün doğumundan sonraki ilk bir saat ve gün batımından önceki son bir saat, taşın renklerini en iyi gösteren zamanlardır.
- Öğle güneşinde gölgeler sert olur ve renkler soluk görünür; bu saatleri yürüyüş ya da yemeğe ayırın.
- Tek bir peri bacasını çekmek yerine bir vadiyi geniş açıyla ve önüne bir insan ya da patika koyarak çekmek ölçek hissi verir.
- Dron kullanmak için izin gerekebilir ve bazı alanlarda yasaktır; kurallara uymak için gitmeden bakın.
Koruma meselesi
Peri bacaları sonsuza kadar durmayacak. Yağmur, don, rüzgar ve ara sıra gelen depremler yavaş yavaş aşındırıyor. Bunun üzerine turizm baskısı bindiğinde, tırmanma, yürüme ve kazı gibi etkiler yıkımı hızlandırabilir. Koruma kurulları, hangi alanların girişe kapalı, hangilerinin kontrollü açık olacağına karar verir.
Bir ziyaretçi olarak yapabileceğiniz şey basit: patikalarda kalmak, çöp bırakmamak ve yasaklara uymak. Bir peri bacasının şapkası düştüğünde, onu yeniden oluşturmak yüz binlerce yıl alır.
Gezerken nelere dikkat edilir?
- Oluşumlara tırmanmayın, üzerine çıkmayın. Hem tehlikelidir hem de aşınmayı hızlandırır.
- Patika dışına çıkmayın; kenarlara yakın zemin çökebilir.
- En güzel ışık gün doğumu ve gün batımıdır. Bu saatlerde tüfün rengi sarıdan pembeye, kırmızıya döner.
- Yağmur sonrası patikalar kayganlaşır; sağlam tabanlı ayakkabı giyin.
Yol kısmını bize bırakabilirsiniz. Peri bacalarının en iyi görüldüğü vadilere gün doğumunda ya da gün batımında gitmek için araç ve saat planı yapmak isterseniz bize yazın. Araç başına sabit fiyat veriyoruz, ön ödeme almıyoruz, 24 saat öncesine kadar iptal ücretsiz. TÜRSAB belge no: 18028.