Likya’nın Sular Altındaki Başkenti: Limyra Hakkında Sizi Şaşırtacak 6 Gerçek

Derya Aksu
Derya Aksu | 31 Ocak 2026 7 dk okuma
Limyra Antik Kenti ve Sular Altındaki Yapılar
Limyra: Likya'nın buz gibi sularla kucaklaşan kadim başkenti.

1. Modern Dünyadan Antik Bir Kaçış

Antalya’nın gürültülü sahil şeridinden sapıp Finike’nin huzur kokan yollarına girdiğinizde, sizi Toçak Dağı’nın gölgesinde saklı kalmış bir masal karşılar. Portakal çiçeği kokularının cırcır böceklerinin şarkısına karıştığı Limyra, ziyaretçisini sadece taş yığınlarıyla değil, toprağın bağrından fışkıran buz gibi kaynak sularıyla selamlar.

Limyra’da zaman, akarsuyun debisiyle birlikte yavaşlar ve sizi modern dünyadan koparıp asırlar öncesinin sessizliğine davet eder.

2. Rekor Kıran Bir Nekropol: 400’den Fazla Kaya Mezarı

Limyra, tüm Likya coğrafyasında en çok kaya mezarına sahip yerleşim olma unvanını yüzyıllardır kimseye bırakmamıştır. Dağ yamaçlarına titizlikle oyulmuş 400’den fazla mezar, kentin kadim isminin Likçe kitabelerde "Zemuri" olarak geçtiği o görkemli günlerden kalmadır.

"Likya bölgesinde en çok mezara sahip yerdir Limyra. Kentte 400’den fazla kaya mezarı olduğu biliniyor. Bu kaya mezarların çoğunda Likçe kitabesi olması dikkat çekiyor." — Arkeolojik Alan Kayıtları

3. Suların Altında Kalan Roma Yolu ve Gizemli Kilise

Kentin ruhunu şekillendiren en önemli güç Alakır Çayı’dır. MS 10. yüzyıldan sonra yatak değiştiren ve yükselen sular, kentin kalbini dondurarak günümüze taşımıştır. Bugün dizlerinize kadar gelen buz gibi suyun içinde yürürken, altınızda uzanan sütunlu Roma caddesini görebilirsiniz.

Su altında bir "sunak kıvrımını" fark etmek, tarihin tozlu sayfalarından ziyade berrak bir akarsuyun dibinde nefes alan bir medeniyete dokunma hissi uyandırır.

4. Boş Bir Mezarın Hikâyesi: Gaius Caesar’ın Kenotaph’ı

İmparator Augustus’un torunu ve manevi oğlu olan Gaius Caesar, MS 4 yılında Kudüs’ten Roma’ya dönerken bu sükûnet dolu kentte hayata gözlerini yummuştur. Onun için burada inşa edilen anıtsal mezar, aslında bir "Kenotaph" yani boş mezardır; çünkü naaşı Roma’ya götürülmüştür.

5. Çivi Kullanmadan İnşa Edilen Geçmiş: "Andron" Projesi

Limyra'da yürütülen "Andron" projesi, antik dönem inşa tekniklerini anlamak için modern yöntemleri reddeder. Burada hiçbir çivi veya yapıştırıcı kullanılmadan, sadece antik insanın zanaat becerisi ve geometrik zekasıyla bir yapı inşa edilmiştir. Bu küçük kulübe, insanlık hafızasının teknik detaylarda nasıl gizlendiğini gösteren yaşayan bir laboratuvardır.

6. Siyasetin Kalbi: Likya Birliği’nin Başkenti ve Dev Tiyatro

MÖ 4. yüzyılda altın çağını yaşayan Limyra, Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip altı büyük kentten biriydi. Kentin görkemli statüsü, 20.000 kişi kapasiteli devasa tiyatrosunda hayat bulur.

"Tiyatro MS 141 tarihinde büyük bir onarım görmüştür. Onarımı için ünlü hayırsever Opramoas yardım etmiştir; bunu yazıtlardan anlıyoruz." — Epigrafik Kayıtlar

Limyra'ya Konforlu Ulaşım: Antalya veya havalimanından Finike - Limyra bölgesine ulaşmak, özellikle sıcak yaz aylarında yorucu olabilir. Destina Transfer'in lüks VIP araçları ile bu tarihi cennete konforlu ve güvenli bir yolculuk yapabilirsiniz.

7. Sonuç: Limyra’nın Sessiz Daveti

Limyra, popüler rotaların kalabalığından uzak kalmayı başarmış bir sığınaktır. Tarihin tozlu odalarında değil de, buz gibi bir akarsuyun serinliğinde yaşayan bu antik kenti ziyaret etmek, zamana olan bakışınızı tamamen değiştirecektir.